|
|
|
|
|
|
|
|
İngiliz FA (Futbol Birliği) Kupası'nın içi boşalıyor
|
|
|
|
|
|
Çeviri: Sporyazarlari.Com
Londra: Yılın ilk haftasonu dünyanın en eski ve en ünlü turnuvası FA Kupası’nda İngiltere’nin küçük balıklarının devleri elediği zaman olmuştur.
Büyükbabalarımızın bize söylediği gibi “Kupa’da her zayıf takımın bir zafer günü olacak”.
Turnuva 1871’de başladı. Turnuvanın değişik doğası 1950’lerde televizyonun devreye girmesiyle yurtdışına taşındı. İngiltere’nin futbol liglerini Avrupa, Afrika ve Amerika’dan gelerek dolduran yabancı futbolcular futbol adına zihinlerinde beliren ilk görüntünün FA Kupa finali için Wembley Stadı’na çıkan iki gururlu takım olduğunu söylüyorlar.
Ancak efsane giderek silikleşiyor.
Cumartesi günü, Premier Lig’den altı kulüp elendi –Üç tanesi daha alt liglerden gelen takımlara. Ancak, Kupa’nın geçmiş zamanlarındaki devlerin elenişinin romantizmi; Bolton Wanderers ve Everton’ın kendi evlerinde Sheffield United ve Oldham Athletic karşısına zayıf takımlar çıkartarak, kendi mağlubiyetlerini kendilerinin çağırmasıyla sulandırılmış durumda.
Birmingham City, Huddersfield’da güçlü bir rakibe karşı kaybetti; ancak Birmingham’ın menajeri futbolcularının tavırlarının kendisini utandırdığını itiraf etti.
Gerçek şu ki, futbolcular Kupa’dan vazgeçiyorlar. Bu futbolcuların bir kısmı eleme usulü futbolun boş bir eğlence olduğunun düşünüldüğü diyarlardan geliyor. Bazıları ise bize açık açık Premier Lig’in banka hesaplarına milyonlar koyduğunu ve FA Kupası’nın enerjilerini gereksiz yere tükettiğini söyleyen çıkarcılar.
Haksız sayılmazlar. Premier Lig’de bulunan 20 takımın her biri bir sezon boyunca sadece ligde kalarak 30 milyon pound (59 milyon dolar) garanti para sözü alıyor. Bu toplam, gişe hasılatı ve satılan ürünlere ek olarak televizyon gelirlerinden oluşuyor. Bunun yanı sıra, Avrupa’daki müsabakalardan her kulübün kendi kasasına koyacağı karlar da mevcut.
İngiltere’nin geri kalan diğer 72 profesyonel kulübü kendi aralarında 70 milyon dolar elde etmek için uğraş veriyor. Onların altında İngiltere ve Galler’den neredeyse 700 takım “Wembley’e giden yolda” turnuvanın erken eleme turlarında yerlerini alıyorlar.
FA Kupası’nin güzelliği –ya da sıkıntı veren yönü- takımların eşleşmesinin kurayla, tamamen şansa dayalı olması.
Premier Ligi takımlarının üçüncü tura gelene kadar turnuvaya dahil edilmemeleri dışında turnuvada seri başı olma gibi bir durum söz konusu değil
Elit kulüpler için, FA Kupası büyük para akışının önüne geçiyor. Oysa daha düşük bütçeli kulüpler için, Kupa’da gösterilecek iyi bir performans, tur başına alınan yaklaşık 1 milyon dolar ile, yaşam kaynağı olabilir.
Ben, zamanın geriye alınabilmesini arzulu bir biçimde dileyen bir kuşaktanım. 1949’da Sunderland’in “İngiltere’nin Bankası” olarak adlandırılan yıldızlarını eleyen Batı kırsalının yarı-profesyonel kulübü Yeovil Kasabası efsanesiyle büyüdük. 1972’de; yine çiftçi kesimden gelen Hereford United’ın, Newcastle United’ı elediği gün üzerime çamurun sıçrayacağı kadar sahaya yakındım. Profesyonel piramidin en altındaki Wrexham’ın tepedeki Arsenal’ı elediği gün 20 yıl sonra yine oradaydım.
Bu sonuçlar, futbolu takip eden pek çok insanın gençliğinden birer tutam. Bu tür sonuçların nadirliğinin bir anlamı vardı ve şüphesiz, o zamanlar büyük takımlar turnuvada kalabilmek için ciddi anlamda çaba gösteriyorlardı.
Peki bugün? İş sadece şüpheyle kalmıyor; futbolcular eski aşkımızla dalga geçiyor ve teknik direktörler yıldızlarını Kupa maçlarında oynatmayarak “dinlendiriyor”.
Gerçek şu ki, Arsenal, Chelsea ve Manchester United’in üçü de ikinci bir takım çıkartacak ve diğer takımları bu ikinci takımla yenebilecek kadar büyük kadrolara sahipler.
Belki de Everton, Sunderland, Bolton ve Birmingham yanlışlıkla kendilerine de böyle birer kadro bahşedildiğini düşündüler.
Bu kulüplerin menajerleri birinci takımlarındaki futbolcuların, Premier Lig takımlarının 11 gün içinde 4 maç yaptıkları Christmas zamanındaki yoğunluk nedeniyle fiziksel ve zihinsel açıdan bitkin oldukları gerçeğine işaret ediyorlar.
Bu bahane, daha alt liglerde yer alan, çok daha az maddi kaynağa sahip ve fiziksel güce dayalı oynayan kulüplerin de dahil olduğu bütün İngiltere’nın aynı sayıda maç yaptığı gerçeğini de belirginleştiriyor.
Bu haftasonunu özetleyen cümle şu oldu: Küçük balık olarak adlandırılan bazı takımlar “daha fazla istediler”. Bazıları için bu haftasonu bir zirve, hatta hayat değiştiren bir tecrübeydi.
Haftasonunun en büyük ödülü, eski Avrupa Şampiyonu Liverpool’u 1-1’lik skorla tutan Luton Town’la Pazar gecesindeydi. Luton’ın daha çok Asyalı göçmenlerin yaşadığı Victoria tarzı evlerin arasındaki sıkışık, eski Kenilworth Road stadyumundaki maç adeta bir yaşam mücadelesiydi.
Luton finansal sıkıntıları nedeniyle “malı idare” içerisinde ve oyuncularına Christmas için ödenmesi gereken maaşlarının yarısının ödenmesi Liverpool maçının televizyon geliri sayesinde mümkün oldu.
Biraz şansla bu hasılat 330.000 pounda ulaşabilir. Bu, 2.5 milyon pound vergi borcunu içeren Luton’un borç okyanusunda sadece bir damla. Kulüp, kazanabileceğinin daha fazlasını maaşları ödemek için harcadı- Bütçe açıkları Liverpool kaptanı Steven Gerrard’ın bir sezonda kazandığı paradan daha az olsa da, bu, 122 yıllık Luton kulübü için “son” anlamına gelebilir.
“Mali idare” sürecine girmelerinin cezası olarak İngiliz futbolunun üçüncü ligindeki Luton’ın 10 puanı silindi. Başka takımlardan kiraladıkları oyuncuları kulüplerine iade etmek zorunda kaldılar ve rakiplerine kiralık olarak verdikleri dört üst düzey futbolcularını geri alamıyorlar. Mal kurtarmada bir uzman olan mali idare, herhangi bir Luton oyuncusu için Luton’a teklif edilen en ufak bir ücrete dahi el koyacak.
Yine de takım ayakta duruyor. 13 maçın sadece birini kaybettiler ve Pazar günü, 10.226 taraftarıyla, Liverpool’u kovaladılar, rahatsız ettiler ve hatta Liverpool’dan daha iyi oynadılar. Premier ligi ekibi 73. dakikada Peter Crouch ile bir gol buldu; ancak Luton’ın ruhu beraberlik golünü üç dakikadan daha az bir süre içinde hak etti: Maçın adamı Drew Talbot’un yaptığı ortada top, Liverpoollu savunma oyuncusu John Arne Riese’den şekerek kendi ağlarına gitti.
Bir beraberlik, sonrasında Anfield’da yapılacak bir maç ve daha fazla televizyon geliri Luton’ın hayalini süsleyen sonuçtu ve bunu elde ettiler.
Liverpool’u çalıştıran ve her pozisyon için en az iki futbolcu bulunduran kadrosuna üst sınıf yeni oyuncular transfer etmesine karşı çıkan kulübün para işlerini kontrol eden Amerikalı grup yüzünden sızlanan İspanyol teknik direktör Rafael Benitez, transfer için fırsatlar sunan Ocak ayının sıkıntılı ve yorucu bir ay olduğunu düşünüyor.
Luton futbolcuları evlerinin aylık ödemelerini yapmakta zorlanıyor. Kulübün en büyük değeri takım kaptanı Chris Coyne, takım arkadaşlarının maaşlarının ödenebilmesi için başka bir kulübe transfer olmak zorunda kalabilir. Geçtiğimiz Pazartesi günü, teklif vermek üzere gelebilecek talep sahiplerine tanınmış süre dolacaktı.
Premier Lig’deki şeyhlerin, Ruslar’ın ve Amerikalılar’ın bu durumla ilgilenmelerini beklemek ihtimal dışı. FA Kupası’nın Luton’a uzattığı cankurtaran halatı kesildiğinde, Luton yolun sonu ile karşılaşacak.
|
|