20 dakika

Halil Özer | Habertürk | 09.02.2010
   


   

Herhalde Kadıköy'de son zamanlarda taraftarların sinir katsayısını bu denli üst düzeye çıkaran bir maç oynanmadı.
Bu beraberlik kimsenin aklının ucundan bile geçmiyordu. Ancak Diyarbakırspor öyle bir futbol oynadı ki bugüne kadar böyle bir mücedeleye tanık olmadık. Hiç bir şeye direncini bozmadı. Ne seyirciye, ne Fenerbahçeli futbolcuların bir insanın rüyasına bile girecek olağanüstü baskısına boyun eğdiler. Sahada yarım bile oynayan Diyarbakırlı oyuncu yoktu. Her biri bu sezon ki en üst düzey performansına ulaştı. Ve tabi bir de inanılmaz şansları. Maça çıkmadan muhtemelen telli babaya gitmişler, kurşun döktürmüşler, okutmuşlar ya da havaalanından Zuhuratbaba'ya uğramışlar. Ve muhtemelen bunların tümünü birden yapmışlar. Ama tabi ki şanslarını insanlar yaratır. O kadar mücadele etmeselerdi o şans da yanlarına uğramazdı. Ve hepsinden öte Diallo, Erdinç ve Ayman'ı şu tempolu maçın en üstüne koymak gerekiyor.
Fenerbahçe'ye gelince. Koskoca bir ilk 45 dakikayı heba ettiler. Havaları yerindeydi. Kendilerine olan öz güvenleri en üst düzeydeydi. Ama en büyük düşmanları ayaklarının altındaydı. Farkına varamadılar. O zemin Fenerbahçe gibi topu iyi gezdiren bir takım için can düşmanı gibi. Ve dün de Lugano'yu Uğur Boral'dan sonra kurban aldı. Onunla da yetmedi Fenerbahçe'nin iki puanı da gitti. Diyarbakır o zemini o kadar iyi kullandı ki sanki bu maç için günlerce pirinç tarlasında çalışmış gibiydi. Şöyle bir ilk yarıya bakın Fenerbahçe bu sezon ki en yüksek top kayıplarına ulaştı. Alex sahada hiç yoktu. Zaten Alex'in bu kadar kötü olması Fenerbahçe'nin dün iki puan bırakmasında baş rolü oynadı. Ayman ve Barış'ın ön liberoda ki başarılı futbolu Alex'in yılmasında da önemli rol oynadı. İstediği hiç bir boş alanı bulamadı. Ara top atamadı, kanatları besleyemedi. Yani Fenerbahçe'nin eli ayağı yoktu. Koca ilk yarı da Semih'in şutu d...


YAZININ TAMAMINI OKU


Sitelerimiz En İyi INTERNET EXPLORER İle Görüntülenmektedir